Duyurular

ŞEKER BAĞIMLILIĞI

İlk söz: Şeker gıda değildir. Tatlandırıcıdır. Çok zararlıdır.
Şeker kavramı ile neyi ifade etmek istiyorum ?
Şeker kavramı ile ''Rafine şekeri'' anlatmak istiyorum. Yani; şeker pancarı ve şeker kamışından üretilen şeker ile mısırdan elde edilen mısır şurubu...
''Çay şekeri'', ''sofra şekeri'', ''toz şeker'' ya da ''kristal şeker'' olarak hepimizin bildiği rafine şeker, şeker pancarı veya şeker kamışından elde edilir. Kimyasal adı, sakkaroz (sükroz)'dur. Ülkemizde şeker kamışı tarımı yapılmamaktadır. Şeker pancarı üretilmektedir.
Mısır şurubu ise, mısır nişastasından elde edilen değişik oranlarda (%42 veya % 55) fruktoz içeren sakkaroz içerikli sıvı tatlandırıcıdır.
 Yani rafine şeker sakkarozdur. Sakkaroz ise glukoz ve fruktoz basit şekerlerinden( monosakkarit) oluşur.
Şeker ile ilgili temel kavramları açıkladıktan sonra asıl konumuza dönelim: Şeker bağımlılığı.
Şeker, tadı ve vücutta yarattığı etkiler nedeniyle çok güçlü bir uyarıcıdır. Şeker tüketilince beyinden mutluluk hormonu salgılanır. Rahatlık ve mutluluk duygusu yaşanır. Her uyarıcı ve bağımlılık yapıcı maddede olduğu gibi aynı hazzı alabilmek için daha çok tüketmek gerekir. Beyinde buna benzer etki yapan bir diğer madde ise ''kokain''dir.
Rafine şeker ile beslenmede, kan şekeri hızla yükselir, bu da insülin salgılanmasına neden olur. İnsülinin etkisiyle kan şekeri hızla düşer (Reaktif hipoglisemi). Bu daha çok şeker yemek arzusunu doğurur. Böylece bir ''kısır döngü'' ye girilir. Şekere karşı fiziksel bağımlılık oluşur.
Rafine şeker içeren çikolata, dondurma, pasta, meşrubat ödül olarak verildiği için mutlu olayları hatırlatır ve psikolojik bağımlılıkta oluşturur.
Rafine şeker kaynakları nelerdir:
  • Çay şekeri, kahveye eklenen şeker
  • Baklava, helva gibi şerbetli geleneksel tatlılar
  • Çikolata
  • Pasta, kekler gibi pastane ürünleri
  • Her türlü şekerlemeler, şekerler, şekerli yiyecekler
  • Her türlü gazlı-kolalı içecekler
  • Alkollü içecekler
  • Meyve suları
  • Marmelat
  • Reçel
  • Süt ürünleri, dondurma
  • Ketçap-mayonez
  • Turşu
  • Konserve
  • Salça
  • Hazır çorba, çips, pizza, bisküvi gibi endüstriyel gıdalar
  • Jöle
Gördüğünüz gibi etrafımız rafine şeker ordusu ile kuşatılmış durumda. Reklamlar işin cabası. Bir üründen kurtulsanız diğerine yakalanırsınız. Çocukların ise hemen hemen hiç şansı yok. Gıda endüstrisi, hemen tüm ürünlere şeker ilave ederek ürünün cazibesini artırır. Tuzlu yiyeceklerde, tost-sandviç-hamburger ekmeklerinde, soslarda hatta hamburger etinde bile bol şeker vardır.
Rafine şeker üzerinde niçin bu kadar duruyorum?
Çünkü obezitenin en önemli suçlularından biri rafine şekerdir...Rafine şeker tüketimi fakir ülkeler de dahil olmak üzere tüm dünyada artıyor. Tüketim şampiyonu ABD. Amerikan Kalp Derneği'nin uygun gördüğü günlük rafine şeker tüketimi; kadınlarda 24 gr (10 çay kaşığı), erkeklerde ise 36 gr (15 çay kaşığı)'dır. Gerçek tüketim ise 5 kat fazlasıyla 100 gr'ın üstündedir. Yüksek rafine şeker tüketimi zamanla insülin direnci oluşturarak metabolizmamızı alt üst etmektedir.
Özellikle son 30-40 yıl içinde mısır şurubu tüketiminde korkunç bir artış olmuştur. Vücudumuzun fruktoz kullanma kapasitesi günlük 20 gr'dır. Günlük fruktoz tüketimi ise 75 gr'a kadar yükselmiştir.  En fazla tüketim ergenlerde.  Mısır şurubu; ucuz ve diğerlerinden daha tatlı olması, sıvı halde olduğu için kolay taşınabilir olması, nemi çekmesi, mikrobiyal açıdan dayanıklılık sağlayarak ürünlerin raf ömrünü uzatması gibi özellikleri sayesinde gıda endüstrisinin vazgeçilmesi olmuştur.
Mısır şurubu değişik oranlarda (%42, 55, 90) fruktoz içerir. Meyvede  ise doğal fruktoz ( L formu) meyvenin liflerine bağlı olarak bulunur. Mısır şurubundaki fruktoz ise hem doğal değil ( D formu) hem de serbest haldedir. Bu nedenle meyvelerdeki fruktozdan daha hızlı emilir. Ayrıca enerji üretiminden ziyade karaciğerde trigliserit yapımına ve vücut yağına dönüşür.
Mısır şurubundaki früktoz, tokluğu uyaran leptin hormonunu yeterince uyarmadığı gibi, iştahı artıran ghrelin homonunu da yeterince baskılamaz. Yeme davranışımızı körükler.
Mısır şurubu üretiminde iz miktarda civa kontaminasyonu olmaktadır. Civa da kuvvetli bir zehirli (toksik) maddedir. Mısır şurubunun GDO'lu mısırdan üretilmiş olma riski de vardır.
Aşırı rafine şeker tüketiminin olumsuz sonuçları:
  • Obezite
  • Erken yaşlanma
  • İnsülin direnci
  • Karaciğerde yağlanma
  • Damar sertliği(ateroskleroz) ve kalp- damar hastalıkları
  • Göbek ve belde kalınlaşma
  • Kanda yağ seviyesinin (trigliserit) artması
  • İyi kolesterol(HDL) azalması
  • Kanada ürik asit seviyesinde artma, gut atakları
  • Tip 2 diyabet
  • Hipertansiyon
  • Metabolik sendrom
Peki şeker bağımlılığından nasıl kurtulacağız ?
İlk adım; beslenmemizin yanlış olduğunu anlamak ve kabul etmektir.
Sonra; dengeli-yeterli-doğal beslenmeye geçip şeker, şekerli yiyecekler, alkol, rafine yağlar, işlenmiş gıdaları beslenmemizden çıkarmak veya en aza indirmek gerekir. Diğer yapmamız gerekenler ise:
  1. Çayı-kahveyi şekersiz için.
  2. Pasta, tatlı, şekerleme, çikolatadan uzak durun.
  3. Meşrubatları ve hazır meyve sularını hem kendiniz hem de çocuklarınız tüketmesin.
  4. Beyaz ekmek, makarna, pirinç pilavından kaçının. Bunların sağlıklı alternatifleri olan ekşi mayalı tam buğday ekmeği, kepekli makarna, bulgur pilavını tercih edin.
  5. Sağlıklı karbonhidratları tercih edin. Bunlar hangileri derseniz:
  • Taze mevsim meyvesi (kabuğu ile soymadan tüketin)
  • Taze mevsim sebzeleri 
  • Kurutulmuş meyveler (kuru üzüm, kuru incir, kuru kayısı, elma kurusu v.b)
  • Kuru fasulye,nohut, mercimek, börülce gibi bakliyat ürünleri
  • Bitter çikolata
Son söz: Kendi sağlığımız ve çocuklarımızın sağlığı için ''ŞEKER TÜKETİMİ'' konusunda bilinçlenmeliyiz.
              Ulusal çapta kampanyalar düzenlenerek bilinçsiz şeker tüketiminin zararları anlatılmalı.
              Özellikle çocuklarımız ve gençlerimiz şeker tüketimi açısından risk grubundadır. 
              Onları bu ''şeker fırtınasından'' korumak boynumuzun borcudur.
   
Kaynaklar:    Doç. Dr. M. Murat Karaoğlu, Yüksek Fruktozlu Mısır Şurubu, Atatürk Üniversitesi, Ziraat Fak. Gıda müh.
                     Prof. Dr. Şenol Dane, Doğal Beslenmeye İnsan Eliyle Müdahale: Fruktoz Şurubu, Bilim ve Teknik, Şubat 2011
                     Prof. Dr. Yavuz Yörükoğlu, 30 Günde 10 yıl, hayykitap Nisan 2016