Duyurular

NE OLDU DA ŞİŞMANLIK/OBEZİTE SALGIN HALİNE GELDİ ?

İlk söz: Obezitenin en  önemli sebebi; son 40-50 yıl içinde beslenme alışkanlıklarımızın  değişmesidir.

Tüm dünyada ve ülkemizde beslenme konusunda yapılan hataların sonucunda son 30 yılda obezite 10 kat, kalp-damar hastalıkları 3 kat artmıştır. Yediklerimiz, içtiklerimiz metabolizmamızı altüst etti. Diyabet, hipertansiyon, karaciğer yağlanması, kalp-damar hastalıkları, Alzheimer, kanser gibi birçok hastalığın temelleri atılmış oldu.

Peki birçok sağlık sorunu üreten yanlış beslenme alışkanlıklarımız nasıl oluştu ?

  • 200 yıl kadar önce başlayan Sanayi Devrimi ile dünyanın sosyal ve ekonomik yapısındaki büyük değişimin yanında tarıma iki yenilik girdi. Makina ve suni gübre. Tarımsal üretim patladı. Tarımsal üretim ve pazarlama yerel  çiftçi ailelerden küresel üretim ve pazarlama yapan gıda devi şirketlere geçti.
  • Televizyon/internet reklamlarının çoğu, meşrubat, hazır kekler, bisküviler, hazır dondurmalar, cips, çikolata, şekerleme, bozulmayan sütler-yoğurtlar-ayranlar-hazır meyve suları, hazır soslar, hazır mayonez, ketçap, fast-food ve margarin reklamı. 
  • Bunlar yüksek oranda şeker ve trans yağ içeren bağımlılık yapıcı yiyecekler (gıda demiyorum). 
  • Ayrıca  bu endüstriyel yiyecekler; kimyasal koruyucu, renklendirici, lezzetlendirici, antibiyotik, hormon içerir. Diyelim ki marketten salça değil ketçap aldınız. Bilin ki içinde 20'den fazla kimyasal katkı ve bol miktarda sağlığa zararlı yüksek früktozlu mısır şurubu var. Hızlıca karnımı doyurayım deyip hamburger yerseniz birçok toksinin saldırısına maruz kalırsınız. Örnekleri çoğaltmak mümkün..
  • Endüstriyel yiyecekler yüksek kalorileri ile obeziteye neden oldukları gibi metabolizmayı altüst ederler.
  • Reklamı yapılan yiyecekleri sayısı ve çeşitliliği o kadar fazla ki birinden kurtulsanız diğerinden kurtulamazsınız. Çocukların nerede ise hiç şansı yok. 
  • Gıda endüstrisi, 'düşük yağlı beslenme' (low fat) modasının etkisiyle hazır gıdalardaki yağ oranını düşürdü. Diyet (Light) ürünler çıkardı. Bu yeni ürünlerin tadı saman gibi olduğundan içine şeker (glikoz/früktoz şurubu) ve lezzetlendirici kimyasallar kondu.
  • 1980'li yıllardan itibaren ülkemize 'fast food' modası girdi. Gıda devlerinin hedefi çocuklar ve gençlerdi. Çocuklar ve gençlerin ilgisini çekecek reklamlar, oyuncaklar, çizgi filmler, kıyafetler ile onların beslenmesini kökten değiştirdi. Gıda olmayan yiyeceklerin tüketimi patladı. Hiç alışkın olmadığımız 'tosuncuk çocuklar' ve şişman gençlerin sayısı birden arttı.
  • Hormonlu etler-sütler, hormonlu meyveler-sebzeler metabolizmamızın canını okudu. Hazır gıdalardaki yüksek şeker karaciğerimizi ve beynimizi zehirledi.
  • Doğal tohumlar yerine GDO'lu tohumlar, suni gübreler, hormonlar ve ilaçlarla yetiştirilmiş sebze ve meyveler sofralarımızı işgal etmeye başladı.
  • Ofis hayatı, televizyon, bilgisayar, internet, cep telefonları 'oturan' ve 'hareket etmeyen' insan modeli yarattı.
Son söz: Yaşadığımız çağın dayattığı hareketsiz yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıklarından vazgeçip doğal-dengeli-yeterli beslenme ve hareketli hayata geçtiğimizde birçok şeyin kendiliğinden düzeleceğinden emin olabilirsiniz...